RSS

Sağlık olsun yeterki…

Kubilay’ın okulunda pazartesi günü Cumhuriyet Bayramı kutlanmış :) Fotoğraflara bittim :) Oğlum o kadar komik olmuş ki o bıyıkla şapkayla… hepsi çok şekerler..face1face2face3

 

 

 

 

 

 

 

 

Aşağıdaki 3 yaramaz nasıl :) Arkadaşlarımın oğulları.. Ortadaki fındığa kardeş geliyor. Resimdeki arkadaşım hamile.. ve şimdiden bu küçük düdük annesinin karnına tekmeler atmaya çalışıyor oyy ki oyy..  bu keyifli buluşma sırasında ben iyi değildim ama ciddiye almadım dedim heralde grip falan olucam..ama eve dönüş yolunda ve gece epey fena oldum..titreme, bademciğimin kulağımdan ağzımdan çıkacak kadar şiştiği hissi, tükürüğümü yutmanın bile verdiği korkunç acı , bütün vücudumun ağrıması..vs vs… ve pt sabahı hastahaneyi boyladım..39 ateş ve şikayetler…. ve sonuç bademcik iltihabi, bakteriyel enfeksiyonmu ne…yatıralım dediler yoook dedim tabiki… damar yolu açıldı serumlar, antibiyotik vs… devamı için damar yolu açık bırakıldı. 2 gün hastahaneye sabah akşam ziyaretler yaptım damar yolumdan ilaç verdiler..üstüne üstlük salı sabahı Kubilay’ında kulağı şişip kıpkırmızı olmasın mı…alerjidenmiş..ilaçlar verildi.. kontrole gidicez ve bu alerjinin neden olduğunu nasıl bulucaz bilmiyorum..anlıycanız yorucu üzgün günler… allah beterinden saklasın tabi buna da şükür..Kubilay kardeşimle poğaça yapıyor alt resimde dün sabah.. resimde hafifleyen kırmızılık belli biraz..kubilaytatil

 
3 Yorum

Yazan: 30 Ekim 2014 in şundan bundan

 

Etiketler:

Pek yakınımda Cem Yılmaz..

PEKYAKINDADün akşam izleme keyfine eriştik eşimle.. Sinemada film izlemeyi çok severim. Seçimlerim nadiren Türk filmidir. Bu nadirlerin içinde kesinlikle Cem Yılmaz var. Kendisini çok severim. Filmi keyifle izledik. Cem Yılmaz filminde ağlayan bir tek ben miyim bu da araştırma konusu :) Nerde mi ağladım…filmden ipucu vermiş olucam ama söyleyeyim – Nezarethaneye düştüğünde..

Hem gerçek yaşamda bir erkek çocuğu sahibi olması hem de filmdeki oğul sevgisi öyle hoş örtüştü ki benim yüreğimde..malum benim de dünya tatlısı oğlum var ya…duygulanmamam imkansız çocuk konusunda…

Cem Yılmaz ve ekibine sağlık…Görüntü kalitesi, kavga sahnesi, müzikler, espriler…herşey hoşuma gitti. Ayrıca eşimle başbaşa sinema keyfi de cabası…Nice keyifli filmlere….

**Alttaki küçük karedeki desen benim eteğim :) ve film öncesi Denizbank reklamı :)

 

 
Yorum yapın

Yazan: 22 Ekim 2014 in izledimler

 

Etiketler: , ,

Tropicana…

Fotoğraf1610 Fotoğraf1614 TRO TRO2Fikrimühim üyesi olarak yine güzel bir etkinliğe denk geldim. Tropicana meyve suyu.. Gönderilen ahşap kutuya bayıldım. Cömert bir etkinlikti bu etkinlik. Ben hazır kutu meyve sularına karşı mesafeliyim. Özellikle Kubilay’ a içireceksem… İlk deneyen fındığım oldu tabi. Beğenmiş görünüyordu :) Evin beyi zaten sever meyve sularını.. Ben de tadını sevdim. Vişne, kayısı ve şeftaliyi denedim. Merak ettiğim çilek ve elma suyu.. sırada bunlar var. Tropicana meyvenin nerde iyisi meşhursa o yöreden topladığı meyveleri kullanıyor. Etkinlik için verilen migros indirim kuponlarını arkadaşlarıma verdim. Birkaçından aldığım dönüşe göre memnun kalmışlar. Tadını sevmişler. Kampanya hakkındaki yorumları Twitter ve İnstagramda #Memlekettadi tagiyle takip edebilirsiniz.

 
 

Etiketler: , , ,

“Acele Etme Çabuk Ol” Aydın Boysan

Fotoğraf1676

Dopdolu bir adam… Yazmış…. Ben de okudum…

İşte birkaç alıntım ;

* Yaşanan insan ömürleri hiçbir değişikliği olmayan zaman akıntıları olursa, bezdirir, bıktırır. Zamanın akışı matematik olarak değişmez ama , bu sürelere anlam farklılıkları katarak çeşitlemeler yaratılır.İnsan ömrü zamanlarında yaratılan bu farklılıklar yaşamları daha da renklendirdiği için ruhsal tedavi ilaçları olurlar.

* Ömrümün ilk 15 yılını yaşadığım evlerde elektrik cereyanı ve akarsu yoktu. Gaz lambası ile aydınlanır, eşekli sakaların mahalle çeşmesinden getirdiği su ile yıkanırdık. Samatya Narlıkapı Çıkmazı’ndaki evimizde 15 yaşında ilk kez elektrik cereyanına kavuşarak unutulmaz bir bayram sevinci yaşamıştık (1936)

* Filozof Rochefoucault’ ye göre : “Akıllı görünme isteği çoğu zaman akıllı olabilmeyi önler.”

* Beyoğlu deyince unutamayacağım mekanlardan biri de Çiçek Pasajı’dır. Bu pasaj bu adı olağanüstü ilginç ve hoş olaylardan alır.

1917 Devrimi’nden sonra ülkelerinden politik nedenlerle kaçan Rus ailelerinden bazıları yıllarca süren geçici zamanlarda da olsa İstanbul’ a yerleşir. Çoğunun yaşama şartları zorluk içindedir. Her biri elinden gelen her türlü işi özveri ile yapmaya girişir ki, geçinmek mümkün olsun.

Bu ailelerin genç kızları da gezici olarak Beyoğlu’nda ayakta çiçek satmaya girişirler. Hınzır delikanlılar kendilerine sataşınca da girişi İstiklal Caddesi’nd olan bu pasaja kaçarak sığınırlar ki kendilerini sokak çapkınlarından korusunlar. Adı bu nedenle Çiçek Pasajı’dır.

* Sarhoş sözcüğü toplumumuzun bir bölümünde aşağılamak için kullanılır. Bu sözcüğü kullananların çoğu, sözcüğün nereden kaynaklandığını , ne anlama geldiğini bilmezler bile !

Bu sözcük “ser” ve “hoş” sözcüklerinin birleşmesinden doğar. Ser “baş” demektir, hoş ise “hoş” ( güzel, iyi tatlı ). Yani kısaca “başı hoş” kişi demektir. Bu sözcük aslında kibar ve ince bir övgüdür.

 
2 Yorum

Yazan: 15 Ekim 2014 in kitaplık

 

Etiketler: ,

Eğlenerek büyüsün…

akubiOğlumun neşesi neşem… Onu neşelendirmek için çok efor sarfetmiyorum açıkçası. Çünkü doğam buna uygun :) evde kılıktan kılığa girmek için çok ıvır zıvırım var. Ara ara orayı açıyoruz saçmalıyoruz çok eğlenceli oluyor. Bu karelerden çok daha komik ilginç kılıklara giriyor giriyorum :)

Suluboya aldım fındığa. Suluboya çalışıyor bu ara.. bir de o pis suyu içicem diye ısrar etmese…

Hülahop mudur nedir onu epeydir istiyordu sonunda aldım. Ona her istediğini almak istemiyorum ama ondan daha hevesliyim oyuncağa, oyuna, çıkartmalara, arabalara, çocuk kitaplarına….

Bizden diyaloglara devam;

13 ekim 2014

  • Anne seni çok seviyorum
  • ( ehe ehe ) Anneni neden seviyorsun tatlım
  • Çünkü Dilek öğretmeni de seviyorum
  • neyy !

10 ekim 2014

Anne yeni ayakkabılarını giymiştir o gün. Anne oğul merdivenlerden çıkmaktadırlar. Oğul ardı ardına bu cümleleri söyler..anne kala kalır :)

- Annee ayakkabın çok güzel. Yeni mi aldın? Nerden aldın? Pazardan mı aldın?

 
Yorum yapın

Yazan: 14 Ekim 2014 in şundan bundan

 

Etiketler:

38 hoşgeldin..doğumgünüm bugün..

FotoğrafBugün doğumgünüm…

Yeni bir yaş… neler göreceğim daha yaşamda bakalım..

Kendime aldığım superman sweatimin etiketi bu.. bayıldım… Süper ve mutlu 38 olsun bana ne diyeyim…..

 
7 Yorum

Yazan: 11 Ekim 2014 in etiketler, şundan bundan

 

Etiketler: ,

Neler neler..

ablog

Bizden bir kolaj…

* Yine bir tavuk/nohut/pilav sokak macerası.. ( Macera lafını artık çok seviyorum. Çünkü Kubilay kullanmayı çok seviyor. Güya kitap okuyor mırıl mırıl. ikide bir ” çok maceralı ” deyip duruyor )

* Kubilay barbunya ayıklıyor. Pişince de bak seninle yaptık diyorum, hoşuna gidiyor ve yerken daha az itiraz ediyor beraber pişirdiğimiz şeylere..

* Yemekleri şirin renkli farklı tabaklarda farklı şekillerde sunmak çocuklara iyi geliyor.. Bu ara favorim kürdanlar ve çubuklar.. Onlarda ısırmaya yemeye bayılıyor. Tabi ki dikkatli olmak gerek bir yerlerine batmasın acıtmasın diye.. Gurme sebzeli piliç sosis diye birşey aldım..uzun makarnaları pişirmeden önce ..ay neyse resimden anlamışsınızdır zaten :) tarif etmiyim.. işte böyle pişirdim çok hoşuna gitti.. bunu tavuk ve ya köfteyle yapmalıyım daha sağlıklı olur.. sosis sonuçta çok da iyi değil.. sonra meyveleri bu şişlerle veya kürdanlarla yediriyorum..ayrıca kürdanların boncukluları var onları da çok kullanıyorum.. patatesi seviyor.. patates püresi yaptığımda içine mutlaka brokoli gibi sebzelerden az az koyuyorum ve beyaz peyniri sade yemiyor diye püreye koyuyorum farketmiyor yiyor mutlaka…

* Kreşde kurban bayramı için kart yapmışlar öğretmeniyle :) bayılıyorum kreşteki etkinliklerini evde kendince anlatmasına tarif etmesine… Öğretmenini çok seviyor.. Hatta bir kere bana ” sen Dilek öğretmen ol ” dedi ben de neden dedim ” Dilek öğretmeni çok seviyorum ” dedi “Neden ” dedim. ” Çünkü çok tatlı ” dedi. diğer bildiğim öğretmen isimlerini de sayıyorum meraklı anne olarak… onları da seviyor arkadaşlarını da..bişiler anlatıyor komik komik..  Tuğçe öğretmen  beni öptü / Can ağladı  / Ela yok tatilde / Eren düştü / van tu tri for fayv :) ( ingilizce öğrenmeye başladılar da )  …Kreşte herşey iyi gidiyor çok şükür..Maaşallah bin kez… Dilek öğretmenimize burdan öpücükler sevgiler bu arada :) Sen oğlumu mutlu ediyorsun Allah da seni mutlu etsin :) tabi diğer öğretmenlerimize ve çalışanlara da minnettarım..

* Bu aralar karanlıktan korkmaya başladı.. bu yaşlarda doğalmış zaten….üzerine gitmiyor, korkusunu küçümsemiyoruz, rahatlatmaya çalışıyoruz… Bununla ilgili biraz araştırıcam.. uzmanların görüşlerinden bir yazı hazırlamayı düşünüyorum. Yakında yazarım..

* Ve Kubilay çapak nedir öğrendi…. bir gün sonraki laf şudur ;

” Annee çapağımı aldım dışarı attım kuşlar yesin diye “

Anne kişisin :     hıı ne niye ???? !

” Çünkü çok acıkmışlar “

:)

yüzü hep gülsün çocuklarımızın..

savaşsız, kansız, şiddetsiz günler yaşasınlar…

 
5 Yorum

Yazan: 10 Ekim 2014 in şundan bundan

 

Etiketler: ,

 
Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 187 takipçiye katılın

%d blogcu bunu beğendi: