RSS

Aylık arşivler: Nisan 2011

ordan burdan

Resimdekiler yıldönümümüz için gittiğimiz otel odasındaki etrafa ve yatağa saçılmış gül yaprakları… tabi gerçek değiller.. Ben erinmedim toplayıp fotoğraflarını çekmiştim 🙂

Bu aralar pek sık yazı ekleyemiyorum. Sebeplerim var… Neyse;

Geçenlerde fırsat sitelerinden birinden Mahşer-i Cümbüş’ ün gösterisine bilet aldım ve eşimle gittik. Eğlenceliydi 🙂 Değişiklik oldu. Birkaç yıl önce de izlemiştim bu ekibi, o zaman da eğlenmiştim. Bu arada bu fırsat sitelerini seviyorum. Çok da fazla satın aldığım söylenemez ama bakmak bile hoşuma gidiyor gelen maillere. Tabi aynılarını göndermedikleri sürece. Bugüne kadar 2 pizza kuponu, 1 kitapyurdu kuponu, 1 gösteri ve 1 de sinema bileti aldım (sinemayı ve kitap yurdunu daha kullanamadım) Aslında otel ve tur fırsatları ilgimi çekiyor ama cesaret edemiyorum henüz. Belki ileride denemek kısmet olur. Sizin bu fırsat siteleriyle ilgili deneyiminiz oldu mu? Memnun musunuz? Tavsiyeniz var mı? Piriveta, Şehir Fırsatı, quppon,….vs

Şu an tv de Pak Panter diye bir türk filmi var. Birazdan müdahale edip kanal değiştirmeyi planlıyorum. Tabi bilgisayarı kapadıktan sonra. Gerçi önce saçlarımı kurutmalıyım az önce bıcı bıcı yaptım da.. kaç gündür yorumlarımı bile onaylamamıştım hemen uykum gelmeden gireyim nete dedim.

Ben giderokuyanlara selam ederim 🙂

 
ordan burdan için yorumlar kapalı

Yazan: 27 Nisan 2011 in şundan bundan

 

Etiketler: ,

birkaç kare…

  En son gittiğimiz Daphne Otel’ in bekleme yerindeki bu muhteşem kibar bibloları fotoğrafladım…

  

 Konya şekeri mi denir peynir şekeri  mi denir..ne denirse densin bayılırım ben bu şekere… zaafım çok..allahtan özellikle eve almıyorum yoksa fena olurdu ye ye patlardım… Geçenlerde iş arkadaşımız seyahatten getirdi.. yedim yedim ama yemeden önce fotoğrafını çektim 🙂

 

Bu rengarenk kare benden değil ama bana hediye… yani beni düşünerek fotoğraflamış dostum… Modada1kadın…Sağolsun 🙂

 
7 Yorum

Yazan: 20 Nisan 2011 in şundan bundan

 

Etiketler:

o öyle biliyo

Yazan Burak Arıcı… Söyleyen Zeynep Mayıs Arıcı.
26 Aralık 2006 doğumlu  Zeynep ‘ in babasının ona jesti.. Baba kızının bazı sözlerini, tepkilerini kitaplaştırmış.
Bir çırpıda okudum.. Bittiğinde üff ya keşke daha kalın olsaydı dedim.. Güldüm, keyiflendim. Tavsiye ederim.
Benim de hayalimdir yavrum olunca onunla ilgili komik şeyleri saklamak, kitaplaştırmak. Babasını tebrik ediyorum Zeynep’ in iyi ki yapmış böyle bir şey…
 * * * * *
Beraber çizgi film seyrediyoruz…
– baba sen dün ( eskiden demek istiyor ) benim gibi küçük oldun di mi?
– evet oldum
– en küçük ne kadar oldun peki?
06 nisan 2010
 
Yuvada trafik lambalarını öğrenmiş, bilip bilmediğimi kontrol ediyor.
-baba kırmızı ışık nediy?
– dur
-sarı?
-hazırlan
-yeşiy?
-geç
– ya baba sen de herşeyi biyiyosun!
20 mayıs 2010
 
Otoparkta arabayı park ederken, eşime döndüm…
– atla ışılcım, ben de arabayı iyice yanaştırayım..
bi anda zeynep arkadan korkuyla seslendi
– anneee anneee..atlama normal in lütfen..
22 temmuz 2010
 
Yoldan geçen büyük küçük, tanıdık tanımadık herkese sesleniyor..
– hey arkadaşım günaydın..nereye gidiyorsun? Neden gidiyosun?
2 ağustos 2010
 
Televizyonda sünger bob’ useyrederken…
-babidon bak, sünger bok nasıl koşuyo…
-kim?
-sünger bok
-sünger bob kızım…bob
-hayıy sünger bok
-haydaaa.
8 kasım 2010

 
4 Yorum

Yazan: 16 Nisan 2011 in kitaplık

 

Etiketler:

Şimdiki An Farkındalığı

Shannon  Duncan’ ın kitabının kapağında pek iddialı bir cümle yazıyor ; Yaşamınızdan zevk almaya şimdi ve burada başlayın !…
🙂 Okudum… Çok etkilendiğimi söyleyemeyeceğim.. Belki de ben daha ağır ve farklılarını okuduğum içindir. Bana basit geldi.
Güzel kısmı alıştırmalar olması tabi alıştırma sevenlere… Nefes, farkındalık, kendini anlama üzerine alıştırmalar.
Kitaptan birkaç cümle ;
 
Ebeveynlerinden biri tarafından terk edilen ya da güvenilmez biriyle bir beraberliği deneyimleyen birçok insan, sonraki ilişkilerine genellikle güvenmiyor. Şüpheli her durumda, ihanet seziyorlar. Acı dolu aldatılma deneyimleri, algılamalarını da etkiliyor. Bu yüzden, şüpheleri sürekli olarak çarpıtılmış gerçeklerinin bir parçası oluyor. Yaşama bir yığın önyargıyla yaklaştığımızda, yaşamın gerçekten sunmak zorunda olduğu birçok fırsatı kaçırırız.
 
Olayları zihnimizde sıkıca tutmak, nesneleri elimizde sıkmak gibidir.
 
Birçoğumuzun dikkatimizi dağıtmak için nasıl bir arayışta olduğunun farkında mısınız? Çoğumuz, kendimizden duygusal olarak uzak kalmak için aralıksız bir uğraşla meşguluz. Siz ve tanıdığınız insanlar,  sessiz bir şekilde oturmayı zor bulur musunuz? İnsanların birçoğu kendisini, ne olduğundan emin olmasalar bile sürekli bir şeylerle uğraşmaya gereksinimleri varmış gibi hisseder.
 
Kızdığı her an ebeveyni tarafından eleştirilen bir çocuk hayal edin. Bir çocuğun hissetmesi çok normal olan engellenme hissini hissettiği için utanmayı öğrenir. Bu durumda bir yetişkin olarak kendisini kızdıracak ya da üzecek olay ve insanlardan uzak durur. Ve karşı karşıya gelmekten kaçar. Sürekli çoğalan bu duygular, kusurlu olduğuna dair olan bilinçsiz inançlarından utanmasına ve endişe duymasına neden olur.
 
Bir çocuğu balon olarak düşünün. Dış basınç ( ebeveyn ) çok fazla ya da çok az ise, o zaman çocuk, ebeveynlerini uzak tutmak ya da sinirlendirmemek için olması gerken ne ise onu yapacak, tamamıyla olduğundan farklı olmak zorunda kalacaktır. Baskıya uyum sağlamak yerine elinden geldiğince bunu telafi etmeyi öğrenir.
 
Çocukken hiç dinlenilmediğini veya sayılmadığını hisseden biri, bir yetişkin olarak, genellikle ne yaptığını bilmeden, daima saygı görmek için çabalayacaktır. Baskın olabilecekleri ve bilinçsizce bu ihtiyaçlarının karşılandığını hissedebilecekleri ilişkilere ya da işlere girebileceklerdir.
 
Egzersiz, uzun yürüyüşler ya da günlük tutmak zor anlarda çalışmak için mükemmel yollardır. Duygularınızdan kaçmanızı değil onlarla an’da  olmanızı sağlarlar.

 
2 Yorum

Yazan: 13 Nisan 2011 in kitaplık

 

Etiketler: , ,

Daphne otel

 Sultanahmet’ de Hotel Daphne ‘ de kaldık haftasonu. Cici bir oteldi. Odadan ve gezmelerimizden bir iki fotoğraf eklemek istedim. Nargilecilerin olduğu bir yere gittik, lambalar çok güzeldi.. Buram buram nargile kokuyordu, insan içmeden sarhoş olur 🙂 İçenlerin nargileye yapışmış hali, baygın suratları bizi çok eğlendirdi. Biz kuru kuru çayımızı içtik.  

Bu muhteşem manzara odamızın manzarası, harika değil mi?

Dönere sarkıntılık yapan da benim 🙂

 
1 Yorum

Yazan: 12 Nisan 2011 in gezdimler

 

Etiketler: , ,

pijama sevdası

Takipçisi olduğum Kampanya Sırları bana öyle tatlı bir jest yaptı ki günlerdir yazmak istedim yazamadım..Cici pijamamın resmini de çektim 🙂 Pijamaları çok severim, bu yüzden benim için çok tatlı bir hediye bu. Kendi kazandığı hediyeyi bana gönderdiği için tekrar teşekkür ediyorum ona 🙂

 
3 Yorum

Yazan: 12 Nisan 2011 in şundan bundan

 

Etiketler: ,

iyi ki doğdun…

8 Nisan Evlilik yıldönümümüzdü. 10 Nisan da eşimin doğum günü. İyi ki doğmuş…

Sultanahmet’de bir otelde geçirdik haftasonumuzu..az önce evimize döndük. Belki birkaç fotoğraf eklerim oralarda çektiklerimden 🙂 Fotoğraf dedim de yukarıdaki simiti yemeden önce fotoğrafladım ne hoş değil mi?

 
9 Yorum

Yazan: 10 Nisan 2011 in şundan bundan

 
 
%d blogcu bunu beğendi: