izledimler

Parazit

Dün ” Elveda ” yani ” The Farewell ” e gitmeye niyet etmişken Güney Kore yapımı ” Parazit ” i izlerken buldum kendimi  saatlerine yanlış baktığım için. Pişman olmadım gerçi. Ve bugün de Oscar aldığını öğrendim. Hak ettiğini düşünüyorum. Sarsıcıydı bana göre.. Parasızlığın, zengin olma, temiz ferah yaşama umudunun geldiği nokta öyle korkutucu, sinir bozucuydu ki.. İçim sıkıldı sonlarında.. ama yine de izlenesiydi. düşündürücüydü… oyunculuklar enfesti söz yok. Babanın “plan yapma ” ile ilgili oğluna söyledikleri ise çok aklımda kaldı…

izledimler

Last Christmas….

Yine sinema krizim tutuyor ve bir film seçiyorum pek araştırmadan etmeden sırf aşk filmi diye ….  ve içinde bolca canım George Michael çalıyor.. kızımız George hayranı..gençlik aşkım George Michael. Kız tatlı çocuk tatlı… ve sürprizli bir film. Aşk diye gittim spritüel çıktı gibi 🙂 Yeni yıl coşkulu, umutlu bir film. Ben sevdim, keyif aldım, çok güzeldi.. Hele ışıklar, yılbaşı ambiansı, görüntüler çok çok içaçıcıydı..Belki de bilmiyorum sinemada bir filmi izlemek o filmin etkisini ben de katmerleştiriyor.

 

 

 

izledimler

Cinayet Süsü

20191029_152735Absürd komedi seviyorsanız izlemelisiniz derim 😊 Ölümlü Dünya’yı da izlemiş ve çok eğlenmiştim. Merakla, keyifle izledim. Feyyaz Yiğit’in ifadesini oyun tarzını çok beğeniyorum zaten. Keza Binnur Kaya’ yı da..Sinemada çok mantık aramam. Hayal gücüne sınır konmaması zaten harika olan. Bazen saçmalamak bile keyif vermez mi🙄filmdeki saçmalamalar da böyle keyifliydi 😊

izledimler

Lila…

Renkler.. Hayal gücü… Üzüntülerimizi, umutlarımızı kağıda dökmek…

Ya çizdiklerimiz gerçek olsa.. Başroldeki kızın şirinliği, bakışları çok şeker..

Sonu neden bilmem ağlattı beni… ağlayasım vardı belki de bilemedim.. Keşke benim de bir filmim olaydı.. kısa mısa 🙂

Neyse ; Kısa filmleri seviyorsanız…dinginlik istiyorsanız… müziği de görüntüler de çok güzel.. Hadi izleyin 8-9 dakikacık sadece..

Sizlerin de önereceği kısa filmler varsa lütfen yorum bırakınız…

izledimler

Marie Antoinette

Jamie’ nin yer aldığı herşeyi izleme sevdalısı olarak bu filmde tiklendi 🙂

Dönem filmlerini severim özellikle de böyle kabarık elbiseli dönemler… kraliçeli krallı filmler.. masal gibi…

Filmde renkler öyle güzel ki.. Giysiler, saçlar, pastalar, kırlar, saraylar, eşyalar… görsel zevkdi izlemek.

Film uzundu… fazla uzun.. Çok etkilenmedim açıkçası. Gerçek yaşamdan uyarlama. Tabi tamamen değil.

Jamie’ nin rolü az. Onda da çok oyunculuk gerektiren bişi yok zaten.. sevişme cilveleşme felan 🙂

izledimler

My Dinner with Hervé …

Yine bir Jamie Dornan filmiyle sizlerleyim 🙂 Film taze.. 2018 yapımı. Gerçek bir hikaye… “Hervé ile Akşam Yemeği” filmi Fransız oyuncu Hervé Villechaize’ nin son günlerini hikayeleştirmiş bir film. Senaryoyu yazan gerçekte onunla yemek yiyen röportaj yapan adam. Zaten o buluşmadan kısa bir süre sonra intihar ediyor ünlü oyuncu. Kariyerini iyi yönetememiş ve fiziki görünümü yüzünden acı çekmiş biri var filmde.. Hırçınlığı muhtemelen bundandı..Çünkü fiziği yüzünden epey hırpalanmış… Jamie yine döktürmüş özellikle ayrıldığı eşiyle telefonda konuşma sahnesi, o gözyaşları… Game Of Thrones’ in Peter Dinklage’nin oyunculuğu tabi ki çok çok iyi. Bazen pataklamak istedim gerçi ne yalan söyliyim..

 

izledimler

Yesterday…..

20190630_124234.jpgKonu çok ilgi çekiciydi. The Beatles hayranı değildim fakat merak ettim. Umduğum gibi gitmedi daha canlı çarpıcı bir bitiş hayal etmiştim. Filmde yazdığı söylediği şarkılarla başarı kazanmaya çabalayan genç bir adam var ve onu daima destekleyen bir arkadaşı. Bir gün tüm dünyada bir elektrik kesintisi oluveriyor ve esas adamımız o anda kaza yapıyor. İyileşme evresinde yine arkadaşlarına şarkı söylerken farkediyor ki kimse The Beatles’ı bilmiyor….ve sonrası izleyin diye anlatılmıyor efenim 😊 eğer müzikseverseniz ne kadar beni hayal kırıklığına uğrattı dediysem de izleyin çünkü her insan her algı farklı 😊 bu arada sigara ve coca cola nın da bu dünyada bilinmemesi ilginçti. Bir yere bağlanacak sandım bağlanmadı ya da ben mi kaçırdım nolur anlayan bilen yorum yazsın.20190630_220121.png

izledimler

Dokuzuncu Hayat..

Jamie ‘ min oynadığı filmin kurgusu etkileyici, başarılıydı. Biraz gizem biraz hüzün… Çocuklarla ilgili herşey beni fazlasıyla etkiliyor zaten. Küçük oğlanın kimi zaman ağzından anlatıyor film. Sürükleyici. Gizem sonunda çözülüyor. İzlenesi bir film. Başlangıçı çok farklı etkileyici..

izledimler

Aşkın Frekansları…

2013 yapımı felsefik ilginç bir filmdi. Beyin yakabilir. Benim ki yandı yani. Pek zeki biri sayılmam belki de ondandır. Romantik film gibi görünse de aslında bilim-kurgu artı felsefik bir film. Birkaç kez izlenecek bir film. Anlayabilmek için. En azından benim gibiler için 🙂 Film kaderi şansı sorguluyor. Düşük frekans ve yüksek frekansdan bahsediliyor. Uç frekanslardaki iki insanın ilişkisi olur mu olmaz mı?…..

izledimler

Little Boy…

2015 yapımı bu film savaşın acılarını ne içli anlatıyor… Bir çocuk.. masum tatlı ufacık bir çocuk.. Babasına hayran, babasıyla arasında harika bir ilişki olan bir yavru.. ve savaşa giden baba…… onu döndürmek için elinden geleni yapan ufaklık… o kadar çok istiyor  ki babasının savaştan dönmesini….uğradığı akran zorbalığı.. büyüklerin birbirine ırkçı zorbalığı…. gözyaşlarıyla izledim.  Film bir şeyi öyle güçlü öyle gönülden öyle çabayla istersen o olucaktır inancını hiç kaybetme diyor. …  Aslında savaşla ilgili filmleri sevmem. İçinde çocukla ilgili bir konu olunca işte dayanamıyorum.. Hele de böyle şirin bir oğlan çocuğu.. Öyle güzel rol yapmış ki..savaş olmasın olmasın olmasın olmasın ….. 😦

izledimler

Jamie Dornan….

Herşey bir gün can sıkıntısından film seçmeye çalışmakla başladı. Grinin Elli Tonu’ nu gördüm filmler arasında.. Sonra bir zamanlar kitabını okuduğumu hatırladım. Hayret nasıl olur da filmini izlememiştim. Hele de aşk meşk filmlerini seven ben 🙂 Hemen açtım……veeeee çok çok sevdim filmi. Hem Jamie’ ye hem Dakota’ ya bayıldım. Filmdeki tutkulu ilişki, tutkulu aşk beni çok etkiledi. Ben kolay kolay bir filmi birden fazla izlemem. Filmin 2. sini 3. sünü …hepsini ikişer kez izledim. Tabi sonrasında Jamie tutkum bitmedi. Diğer filmlerini de merak ettim. Oyunculuk sadece aşık adamı oynamakla bitmiyor. Yakışıklı olmakla da değil mi 🙂 ? Beni daha çok etkilemeliydi ki fanı olayım ha ha :0  Ve nitekim “The Fall” dizisini izledim ve yok artık dedim.. Nerde o tatlı seksi adam. Manyak psikopat bir katil…. Hiç sevmem cinayetli filmleri.. Ama çok etkilyeici bir diziydi.. Ve çok sezonlu uzun bişi değil.. izleyin derim cinayet, polisiye seviyorsanız..  Aşkın Kanatları ( Flying Home ), Robin Hood, Jadotville Kuşatması , Anthropoid izlendi. Bir de internette kısa bir filmi vardı gencecikken oynadığı. Onu da izledim. Diğer filmlerine devam vakit buldukça. Bir dizisini buldum ” Death  and Nightingales” diye. Daha 1. bölümü var internette izledim.. Umarım diğer bölümleri de bulurum. Bu arada meğer eskiden epey izlediğim sonra bıraktığım Once Upon A Time dizisinde de varmış benim fındık …  Artık takibindeyim beyfendinin 😉

Kendisi 1 mayıs 1982 doğumlu, Kuzey İrlandalı.. 2 çocuklu karısına düşkün bir adam. Nerden mi anladım. Çok röportajını okudum izledim de.. 16 yaşındayken kanserden annesi ölmüş. 2 kız kardeşi var. Calvin Klein”, “Dior” gibi markalar için mankenlik yapmış. Müzisyenlik tarafı da var. Bakınız aşağıdaki videosu 🙂

İzledikçe dizilerini filmlerini sanırım devam edecek onunla ilgili yazılarım 🙂

Bu arada ne yazıkki sosyal medyadan hoşlanmıyor o yüzden kişisel bri hesabı yok böhhüüüü

Hürriyette Barbaros Tapan’ ın Jamie ile yaptığı bir röportaj var 2016 yılında ; http://www.hurriyet.com.tr/kelebek/magazin/jamie-dornan-ahlak-bekcisi-degilim-40288837

 

izledimler

Green Book

Sinemada izlemek nasip oldu nihayet bu filmi. Gerçek hayattan bir parça olması etkileyici. Kötü önyargının acımasızlığı ve insanlara verdiği zararı ne etkileyici ifade etmiş. İzlerken birçok yerinde sinirden kudurdum. Anlam veremiyorum bir insana renginden dolayı nasıl böyle davranıldığını. Tabi bu filmde renk meselesi, ırk meselesi var. Fakat hayatımızda ise mezhepti, memleketti, statüydü, engelli olmaktı, eşcinsellikti, ateistti, şuydu buydu o kadar çok örnek var ki yaftalamaya, haksızlığa, saygısızlığa dair…

En iyi film Oscar ödüllü bu film. Filmin başka başka da ödülleri var elbet isimlerini hatırlamadığım. İlgiyle keyifle ve bazen de hüzünle izlettiriyor film kendini. Araya serpiştirilen esprili anlar ise pek tatlı. Başrollere bayıldım. Muhteşem oynamışlar bana kalırsa…

ASLIFİKİR 🙂 ( bundan sonra izlediğim filmlere böyle yazmak istiyorum 🙂 anafikir babında 🙂 😛 )

” Herkesten mutlaka birşey öğrenirsin kimseyi küçümseme, yargılama ” 

izledimler, şundan bundan

Film fırtınası…

İzlediğim filmlerden kısa kısa bahsetmek isterim.

” Birthmarked ” ilginç bir film. Ebeveynlik, çocuk yetiştirme konusuna ilgi duyuyorsanız izleyin derim. İki bilim insanı 3 çocuk yetiştiriyor fakat emelleri başka…başka ama bu kadar basit değil çocukları kobay yapmak…

” Dead in a Week : Or Your Money Back  ”  Ölmeye karar veren ve defalarca deneyen bunu da başaramayan genç evladımız sonunda kendini öldürtmek için bir kiralık katil tutuyor. Katille anlaşma anları çok keyifli 🙂 Fakat işler umulduğu gibi gitmiyor… Farklı bir komedi…

” The Back-Up Plan ” bir Jennifer Lopez filmi. Severim hatunu ve bazı şarkılarını. Konusu da ilgimi çekince izlemek kaçınılmazdı. Tatlı bir aşk filmi. Annelik arzusuyla yanıp tutuşan Jennifer fıstığı artık ümidi kesiyor aşktan ve kendine sperm yükletiyor 🙂 benim tabirim bu 🙂 🙂  veeeeee gerisini merak ediyorsanız izleyin. Ben keyifle izledim..

” Book Club ” Yaşları ilerlemiş 4 yakın arkadaş her ay bir kitap seçer okurlar ve üzerine sohbet ederler. Bu sefer seçtikleri kitap erotiktir. Şu ünlü ” Grinin Elli Tonu ” kitabı 🙂 Ve bu kitapla maceralar başlar .. Eğlenceli bir kadın filmi 🙂 Gençliğimin Don Johnson ını da filmde görmek hoş oldu..

” Little Miss Sunshine ” filmi eski bir film. 2007 filmi. Epeydir izlemeye niyetlendiğim ama bir türlü izleyemediğim. Nihayet izledim. Şeker bir film. Filmin en şekeri tabi ki küçük tatlı kız.. Hele de ağladığı sahne yok mu.. naif bir aile filmi. yer yer hüzünlü..yer yer komik.

 

 

 

izledimler

Acayip Güzelim

Böyle çevirmişler bizim sinemacılar 🙂 Orijinal ismi ” I feel pretty ” aslında. Benim keyifle izlediğim bir filmdi. Başroldeki kız bence çok tatlıydı. Ki sonunda o da anladı ne kadaaa tatlı olduğunu 🙂

Başroldeki şeker kızımız kendini çirkin, şişko, beceriksiz görüyor. Ve toplumun onu dışladığını düşünüyor hep. Bir gün kafasına bir darbe alıyor veeeee… bence gerisini izleyin. Özellikle de dış görünüşünüze takıksanız….

izledimler

Hitler dünyaya geri gelirse….

Film sitelerinde gezinirken afişini görünce ilgimi çekti. ” Er ist wieder da ” 2015 yapımı bir  Tarih filmleri sevmem pek. Eşim için bakayım dedim. İyi ki de bakmışım epey ilginç bir filmdi. Eşimle izledik. Film meğer kitaptan uyarlamaymış. Tımur Vermes miş yazarı.

Hitler 21. yüzyılda Almanya’ da uyanıveriyor.. İnternet, bilgisayar, gençlik, Almanyadaki azınlıklar, televizyon….. herşeyi kurcalıyor. Benim en çok hoşuma giden halkın gerçek tepkilerine doğal konuşmalarının da kurguya katılması idi.

Sözcü, Hürriyet gazetelerini görmek, türklerin de adının geçmesi ilginçdi tabi.

Farklı bir film izlemek isterseniz.. kara komedi severseniz..tarihe de biraz meraklıysanız izleyin derim.