şundan bundan

İlkokula başlıyooorr

Canım oğlum Eylülde okula başlıyor. Çok heyecanlı…Ben ondan daha çok heyecanlıyım. Şimdiden çok sevdiğim Pinterestde ( Hesabım https://tr.pinterest.com/ISTLoveandSmile/  ) böyle konular biriktiriyorum, okuyorum… 18 aylıktan beri anaokuluna gittiği için ve geçen sene ilkokula başlatmadığımız için çok şükür zaten kalem tutma, harfler, sayılar, ingilizce konusunda epey iyi. Ve çok da hevesli okula gitme konusunda. Fakat disiplin, oyuncaksızlık, oyun oynama arzusu ve iletişim konuşma sevdalısı olması beni heyecanlandırıyor. Umarım öğretmeni pozitif ve sevgi doludur. Aranızda ilkokul konusunda tecrübesini, anısını, uyarılarını paylaşmak isteyen tavsiye vermek isteyen olursa sevinirim lütfen yazın..

 

Reklamlar
şundan bundan

Son Anaokulu Gösterisi…

Hepsi öyle tatlıydı ki… Bazıları çok heyecanlı bazıları ise umarsızdı 🙂 Ben gösterilerdeki çocukların üzerindeki mükemmelliyetçi baskıya karşıyım. Sadece hatıra olsun eğlensinlerdeyim ben… Şükür Kubilay da öyle bir çocuk .. Çok mutlu neşeliydi. En çok heyecanla beklediğim Kafkas gösterileriydi. Kepleri fırlatıp eğlendiler sahnede. Koro da vardı. Nice keyifli anlarını izlemek nasip olsun eşimle bana dilerim. Eylülde okula başlayacak. Çok istekli. Umarım mutlu olur. Başarı takıntım yok. Mutlu, güvende ve sağlıklı olsun en önemlisi bu. Çocuklarla ilgili memleketimizdeki acılardan hiç hiç hiç bahsetmek istemiyorum burda…. Çocuklar gülsün nokta 😦

şundan bundan

Basketbol

Erkeğe basketbolu pek yakıştırırım. Kubilay da çok şükür ki sevdi, düzenli gitti. Yaz tatili diye madalyalarını aldılar ve eylüle kadar ara verdi. Babalar grubu da kurdu Titan Akademi. Titan dan çok memnun kaldık sağolsunlar. Babalar da haftada1 akşam buluştular. Baba oğul için güzel oldu. Analar grubu kuraydılar ben de giderdim de nerdeee anaları düşünen 🙂

Kubilay koçlarını çok sevdi onlar da Kubilay’ ı. Çocuklara çok anlayışlı davrandılar tabi disiplini de elden bırakmadılar. İsteğimiz Eylülde de devam etmesi. Umarım herşey yolunda gider de devam eder Kubilay. Spor ve sanat hayatı olan insanın psikolojisi daha güçlü oluyor bunu hepimiz biliyoruz. Desteklemek şart seçimler de hür iradesine ait tabiki.

Ben de zumba yapmak istiyoruummmm 🙂 Dans etmek bana çok iyi geliyor.. Ne güzel gençliğimde latin dansları yapardım hey gidi hey.. Salsalar çaçalar…şimdi anca kına gecesi düğünde halaya geç..

şundan bundan

Kanser…

Bu başlığı yazdım yazdım sildim… Nerden başlasam nasıl anlatsam bilemiyorum. Buraya yazmalı mıydım yazmamalı mıydım onu da bilmiyorum.

Annem kansermiş. Martın sonuydu öğrendim. Yumurtalık kanseri. Sonra karaciğerde de tümör var dediler.Sonra o sonra şu sonra bu. mr lar tomografiler kanlar ameliyat şu bu şu bu…..ameliyatta anlaşıldı ki pankreas safra kesesi bağırsaklar nerde ararsa tümörler… acı gözyaşı çaresizlik korku yorgunluk … hayat tepetaklak… dik durmaya çalışıyorsun. güçlü olmaya güçlü gözükmeye çalışıyorsun. çalışmak zorundasın, çocuğuna yansıtmamak zorundasın, evini sorumluluklarını ihmal etmemek zorundasın, herşeyi halletmek zorundasın…. oysa aslında tek istediğin kaçmak, yok olmak. yapamıyorsun .. yapamazsın.. hayat devam ediyor..

bazen sarıyorum…anneanne bağırsak kanserinden dayı akciğer kanserinden ölmüş.bunu bu süreçte öğreniyorum. ya ben de olursam…ya ben de böyle acı çekersem diye bu sefer sarıyorum. kardeşlerime birşey olursa..eşim kanser olursa.. ya çocuğuma bişi olursa…. bazen kafayı yiycek gibi oluyorum. olumlu düşün aslı diyorum sakin ol aslı. geçecek diyorum. hayat bu diyorum. hastalık da bizim için ..herşeyin çaresi var diyorum… ölümden kaçılmaz diyorum.. hepimiz öleceğiz diyorum.. nefes egzersizleri yapıyorum..dua ediyorum hayal kuruyorum umut etmeye çalışıyorum…….

Ne zormuş bu hastalık.. ne zormuş karşında acı çeken biri ve birşey yapamamak.. İlk kemoterapiyi aldı 1 haftayı geçti.. çok ağır geldi.. o kadar zayıfladı ki..yukarıdaki fotoğraftaki kadınla ilgisi yok… annem anneme benzemiyor. artık sanki benim annem yok. Çok depresif. umutsuz.agresif. kemoterapiyi de istemiyor. zorluyoruz. yemeye zorluyoruz. azimli olmasına zorluyoruz. kemoterapiye devam etmesi için zorluyoruz….su içmeye zorluyoruz…….hayatı zorluyoruz. daha önümüzde neler var ne yapacağız o kadar korkuyorum ve üzülüyorum ki kelimeler yetersiz geliyor acımı anlatmaya.

Bazen rüyaymış da uyansam diye dua ediyorum. Diyorum meğer hiç derdim yokmuş benim. Ne nankörmüşüm be ben diyorum. Gerçek dert sağlıkmış. Diğer kısımlar neymiş ki dertmiymiş..

İşte yazdım döktüm içimi.. aslında içimi dökmem imkansız… çünkü o kadar doluyum o kadar üzülüyorum ki.. ne kadar yazsam ne kadar ağlasam yetmez yetmiycek gibi.

acıları dinsin istiyorum. şifa istiyorum. huzur bulsun bulayım istiyorum.

İşte böyle blogumu okuyanlarım… sağlıkla kalın..sağlığı önemseyin.. tetkiklerinizi kontrollerinizi ihmal etmeyin nolur.. ve lütfen çevrenizde kanserli, yatalak vb tanıdıklarınız varsa arada ziyaret edin. bir çiçek bir çorba bir güleryüzle..

 

şundan bundan

Anın farkında olmak

“Tanrı andadır” sözünü yıllar önce bir yerde okumuş etkilenmiştim.. Anı yaşamak konusunda sıkıntıları olan biri olarak bu konuda karşıma çıkan herşeyi okudum yıllardır.. Bazı zamanlar teknikler denemeye niyetlendim. Ya kısa vadeli oldu sürdürelebilirlik sağlayamadım. Ya da bana göre olmadıklarını anlamam zaman aldı. Veyahut da öyle krizler yaşadım ki teknik meknik işlemedi başa sardım.

Çalıştığım şirketin eğitim kataloğunda ” Mindfulness “ konulu eğitimi gördüğümde tabi ki hemen atladım. Özellikle bu sıralar oldukça ihtiyacım vardı böyle bir eğitime, söyleşiye… İyi ki de şartları zorlamış katılmışım diyorum. Eğitimi PDR International ‘ dan Burcu Katmer sundu.

Nedir Mindfulness ?  Havalı geliyor kulağa.. Çağımızın havalı trendy kişisel gelişim tuzağı mı?  Hayır. Kelimelere takılmadım hiç. Bana hissettirdikleri benim kafamdaki çeviri mühim çünkü. Mindfulness bana anda kalmayı, olanı kabul etmeyi ve duraklamayı hatırlattı hep. Bunu eğitmene de ifade ettim eğitimde zaten. Eğitim aktif bir sohbetle ilerlerdi hep. Sıcak, samimi bir ortamda. Dökülmek iyi geldi bana.. sorgulamak.. farkındalığı nasıl arttırabilirize ilişkin düşünmek…

Bir sürü uyaranlarla dolu yaşamda bazen en değerli olanı unutuyoruz. Nefes almak.. Derin nefes almak ne iyi geliyor oysa insana..

Bir sürü işi aynı anda yapmanın beyne zarar verdiğini konuştuk mesela… bunu çok yaparım..azaltmaya çabalıyorum son zamanlarda.. çünkü gerçekten bu baskı öfke yaratıyor ve yoruyor. Süper anne Süper çalışan Süper eş olmak zorunda değilim. Kimse de süper falan olamaz zaten. Ancak kendini kandırır harap eder.

Eğitim sonunda Burcu Katmer tekniklerden 3 tane seçip uygulamaya çalışmaya geçmemizi istedi. Benim listem ;

  • Her sabah aynaya bakıp gülümsemek ve o günü nasıl geçirmeye niyet ettiğimi dile getirmek
  • Yapabilirsem gün içinde yapamazsam en azından akşam yatmadan önce derin nefes alma egzersizi yapmak
  • Her akşam minnettarlık egzersizi yapmak ( bir zamanlar yaptığım şükür listesi gibi bir şey bu da.. beyni olumlu şeyleri daha sık görmeye provalandırmak gibi )

Aslında iç huzura ermek öyle basit ki.. sihirli değneğe ihtiyaç yok ya da çok zor uygulamalara, tekniklere… bazı şeyleri alışkanlık haline getirmek ve kendine şefkat göstermek yeterli olucak. Bunu sık sık hatırlamak gerek. Eğitimde Burcu hanım şöyle demişti. ” Kendimize büyükanne şefkati gösterelim ” Babaanneler anneanneler genel olarak nasıldır. Hoşgörülü, rahatlatan, sarıp sarmalayan, gevşetendir. Aynen öyle işte. Bir hata yaptığımızda veya dibe daldığımızda kendi şefkatli kollarımızı kendimize sarmalıyız…

şundan bundan

Elma Kurdu Kırtık


Tiyatroyu çok seviyorum. Gençliğimde ve Kubilay’ dan önce çok sık giderdim tiyatroya. Özellikle de Devlet ve Şehir tiyatrolarına. Kubilay da seviyor tiyatroyu. Onu sıkça götürüyorum. Okulda da her ay 1 oyun izliyorlar ya okulda ya dışarda. Watergarden Avm’de de Cumartesi ve Pazarları saat 16 da ücretsiz çcouk oyunları oluyor. Arada da onlara gidiyoruz. Ümraniye Sahnesinde ” Elma Kurdu Kırtık ” oyununa gittik. Memnuniyetsiz Elma Kurdu Kırtık’ ın hikayesi vardı. Şarkılı müzikli olması çocuklar için çok keyifliydi.Gitarla şarkılar söylenmesi falan pek güzeldi. Ben de alkış tuttum tabi çocuklar kadar.