kitaplık

Şamu..

İşyerimizin kütüphanesinde rastladım bu kitaba.. ” ŞAMU BANA HAYAT AŞK VE EVLİLİK HAKKINDA NELER ÖĞRETTİ ” İlginç geldi. İsmi bence ofsayt. Çok uzun. Kitabın yazarı bir gazeteci. Amy Sutherland. Vahşi hayvan eğitmeninden öğrendiği teknikleri eşinde, annesinde hayatında kullanmasını anlatıyor. Dili akıcı, zaman zaman esprili. Hayvanların eğitilmesiyle ilgili ilginç detaylar da var kitapta. İlk başta kulağa aşağılıyormuş gibi gelebilir ama farklı gözden bakınca kitap ilginç geliyor ve de eğlenceli 🙂

Kitabın tanıtımında şöyle yazıyor ;

” Vahşi hayvan eğitmeninin teknikleriyle kocasını yola getirdi. Amerikalı eski gazeteci Amy Sutherland bugün üç yıl öncesine göre tamamen farklı bir kişi. Daha iyimser, daha sabırlı, daha sakin, insanları daha az yargılıyor. Ne oldu da Sutherland böyle oldu? Antidepresan mı kullandı? Yooo! Sihirli bir psikoloğa mı denk geldi? Hayır! Yoga? Değil! Hidayete erdi? Alakası yok! Harvard Üniversitesi’ne bağlı bir enstitüde vahşi hayvanlar nasıl eğitilir konulu bir yıllık eğitim programına katıldı. Amacı öyle birkaç kere derslere girip, katılımcılar, hayvanlar ve öğretmenlerle ilgili bir yazı dizisi hazırlamaktı. Ama dersler tahmin ettiğinden daha ilginçti. Bir yıl boyunca enstitüye gidip geldi. Eğitmenlerin hayvanlar üzerinde kullandığı teknikleri farkında olmadan hayatına uyarladı. En güzeli de hayvan eğitme tekniklerini kocası Scott’ın üzerinde kullanıp terapilerle düzelmeyen evliliğini kurtarmasıydı. Sutherland’in bu deneyimlerini anlattığı kitabı şu anda New York Times gazetesinin çok satanlar listesinde. Bir film şirketi de kitabın haklarını satın aldı. -Ezgi Başaran/ Hürriyet- Asla böyle bir kitabı yazmayı düşünmemiştim. Ama hayvan eğitiminin beni böyle değiştireceğini de beklememiştim… Deneyimlerim, düşünmenize, birkaç kahkaha atmanıza, hafif dozda felsefi düşüncelere dalmanıza ve… bazı küçük sorunlarınızı çözmek için bir yol bulmanıza yarayabilir. Ya da sizi tepeden tırnağa değiştirebilir… -Amy Sutherland-  “

Bunlar da benim fikriniz olsun diye seçtiğim sayfalar…

 

 

 

Reklamlar
aldımverdim, bayıldım

Her yerde saçlaarr….

Küçükken saçlarım sarıymış geyiğini yapacağım hazır olun 🙂 Amaaaaa elimde delilim var. Anneciğimin 3 yaşlarımda sakladığı saçlarım. Yıllardır saklıyorum. Kubilay’ ın ilk saçlarını kestirdiğimizde de ( aralık 2013 yanii 2 yaş civarı .. yer ebebek çamlıca ) saçlarını saklamıştım. Ne yapsam ne yapsam diye düşünüyordum. Bazen tablo mu yapsam diye düşünüyordum bazen de acaba bebeklik defterine mi yapıştırsam diyordum. Sonra nette bakındım. Veeeee işte bu… Çorum’ dan tatlı bir hanımla haberleştik ve kargom ulaştı.. Bu güzellikler artık benim.. Baktıkça bakıyorum elleyip duruyorum.. önüme gelene gösteriyorum. Kendime çok güzel bir hediye yaptım çok mutluyum. Burdan da çook teşekkür ediyorum Tasarım Medcezir’ e. Yani Necibe hanıma. Elleri dert görmesin. Instagramda bulabilirsiniz Tasarım Medcezir adıyla..Facebookda da varmış hesabı.

Kolyemin birinin ağaç olmasını istedim. Kalpli K yı da Kubilay istedi. Broş da yine kalp sembolü seven benim seçimim. Biraz Necibe hanımı yordum kararsız kalıp ama sağolsun sabırla ilgilendi ve istediğim gibi yaptı.

 

şundan bundan

Anın farkında olmak

“Tanrı andadır” sözünü yıllar önce bir yerde okumuş etkilenmiştim.. Anı yaşamak konusunda sıkıntıları olan biri olarak bu konuda karşıma çıkan herşeyi okudum yıllardır.. Bazı zamanlar teknikler denemeye niyetlendim. Ya kısa vadeli oldu sürdürelebilirlik sağlayamadım. Ya da bana göre olmadıklarını anlamam zaman aldı. Veyahut da öyle krizler yaşadım ki teknik meknik işlemedi başa sardım.

Çalıştığım şirketin eğitim kataloğunda ” Mindfulness “ konulu eğitimi gördüğümde tabi ki hemen atladım. Özellikle bu sıralar oldukça ihtiyacım vardı böyle bir eğitime, söyleşiye… İyi ki de şartları zorlamış katılmışım diyorum. Eğitimi PDR International ‘ dan Burcu Katmer sundu.

Nedir Mindfulness ?  Havalı geliyor kulağa.. Çağımızın havalı trendy kişisel gelişim tuzağı mı?  Hayır. Kelimelere takılmadım hiç. Bana hissettirdikleri benim kafamdaki çeviri mühim çünkü. Mindfulness bana anda kalmayı, olanı kabul etmeyi ve duraklamayı hatırlattı hep. Bunu eğitmene de ifade ettim eğitimde zaten. Eğitim aktif bir sohbetle ilerlerdi hep. Sıcak, samimi bir ortamda. Dökülmek iyi geldi bana.. sorgulamak.. farkındalığı nasıl arttırabilirize ilişkin düşünmek…

Bir sürü uyaranlarla dolu yaşamda bazen en değerli olanı unutuyoruz. Nefes almak.. Derin nefes almak ne iyi geliyor oysa insana..

Bir sürü işi aynı anda yapmanın beyne zarar verdiğini konuştuk mesela… bunu çok yaparım..azaltmaya çabalıyorum son zamanlarda.. çünkü gerçekten bu baskı öfke yaratıyor ve yoruyor. Süper anne Süper çalışan Süper eş olmak zorunda değilim. Kimse de süper falan olamaz zaten. Ancak kendini kandırır harap eder.

Eğitim sonunda Burcu Katmer tekniklerden 3 tane seçip uygulamaya çalışmaya geçmemizi istedi. Benim listem ;

  • Her sabah aynaya bakıp gülümsemek ve o günü nasıl geçirmeye niyet ettiğimi dile getirmek
  • Yapabilirsem gün içinde yapamazsam en azından akşam yatmadan önce derin nefes alma egzersizi yapmak
  • Her akşam minnettarlık egzersizi yapmak ( bir zamanlar yaptığım şükür listesi gibi bir şey bu da.. beyni olumlu şeyleri daha sık görmeye provalandırmak gibi )

Aslında iç huzura ermek öyle basit ki.. sihirli değneğe ihtiyaç yok ya da çok zor uygulamalara, tekniklere… bazı şeyleri alışkanlık haline getirmek ve kendine şefkat göstermek yeterli olucak. Bunu sık sık hatırlamak gerek. Eğitimde Burcu hanım şöyle demişti. ” Kendimize büyükanne şefkati gösterelim ” Babaanneler anneanneler genel olarak nasıldır. Hoşgörülü, rahatlatan, sarıp sarmalayan, gevşetendir. Aynen öyle işte. Bir hata yaptığımızda veya dibe daldığımızda kendi şefkatli kollarımızı kendimize sarmalıyız…