şundan bundan

carte d’Or ve modada1kadın

Arkadaşım Ulya yani modada1kadın, güzel bir etkinlikte derece kazanmış. Onunla gurur duydum. Yaratıcılığı, çalışkanlığı beni mutlu ediyor. Dereceye giren yaratıcı hanımlarla Derya Baykal’ la buluşma ayarlanmış, güzel bir gün geçirmişler. Detay ve fotoğraflar burda ;  http://modadabirkadin.wordpress.com/2011/04/05/carte-dor-etkinligi-ve-derya-baykal/ 

Reklamlar
şundan bundan

2006 8 nisandan…

8 Nisan 2006′ dan beri evliyim 🙂 mutluyum…. seviyoruuummmmmm çok…hatta ilk günlerden daha çok…..o da beni seviyor…..iyi ki var… hep olsun…hep gülsün..hep tatlı olsun böyle…
canım benim..bize mutlu yıllar 🙂
*Foto: Lcwaikikiden aldığım bluzun deseni….kalpler yüzünden almıştım 🙂
aldımverdim

bambudan bıçak

Evmanya da görünce dayanamadım. Bunları aldım. İkisi 19,50 liraydı. Birçok yerde tek fiyatını 15 görmüştüm. Bu bıçaklar çok sağlıklıymış. Meyve ve sebzenin vitamininin kaybolmaması için tavsiye ediliyor. Tırtıklı olanı denedim güzel kesiyor diğerini daha denemedim. Gerçi tırtıklı olanla salatalığı keserken berbat ettim zorlandım ama kıvırcık doğrarken portakal keserken güzeldi 🙂

izledimler

Tiffany’ de menemen :)

Başlığı eşimin özel isteği üzerine böyle yaptım 🙂 Çünkü bu filmden bahsederken hep böyle söyler ..Breakfast at Tiffany’s : Dostum Deniz bu filmi çok sever. Afişi de var hatta onda. Odasına asamadı gitti 🙂
Birlikte izleriz diye kaç kez konuşmuştuk ve nihayet izleyebildik. Daha fazla etkileneciğimi hayal etmiştim. Kötü bir film değil elbette ama sanırım beklentimi yüksek tutmuşum.
Narin genç bir kadın ve fazlasıyla yakışıklı iyi kalpli genç bir adam. Filmde sakinliği, uysallığı ve şirinliğiyle görünen kediş. Eski bir film. Aşk. Kendinden kaçış. Nostaljik bir film. Müziği hoş. Giysiler hoş. Zerafet dolu bir film. Acı bir tesadüf ise başrollerdeki Audrey Hepburn ve George Peppard kanserden ölmüşler. Bu arada Holly’ nin sütü benim gibi kadehte içmesi hoşuma gitti 🙂 Filmde hoşuma gidenlerin başında hiç yapmadıklarını yapmak üzere elele  bir gün geçirmeleri var.

kitaplık

s****r et adlı bir kitap…

” Secret” in meşhurluğuna eşim kendince “s..r ” küfürlü bir felsefe üretmişti, kendimizce gülüp eğlenmiştik bir zamanlar 🙂 Ki bir gün yine kitap yurdunda gezinirken bu kitaba rastladım ve şaşırdım tabi ki. Ama çok merak ettim ve aldım.

Kitabın yazarı John C. Parkin.Kitabın tanıtımında şunlar yazıyor :  ” S*ktir Et demek sizi iyi hissettirir. Mücadeleden vazgeçmek, ne hoşunuza gidiyorsa onu yapmak, çevrenizdekilerin sizin hakkınızda düşündüklerini umursamamak ve kendi yolunuzdan gitmek harika bir duygudur. John C. Parkinin bu komik ve ilham verici kitabı, S*ktir Et demenin; Doğunun boş verme, vazgeçme ve bir şeylerin o kadar da önemli olmadığını fark ederek gerçek özgürlüğü bulma gibi ruhani fikirlerinin kusursuz bir Batı ifadesidir. S*ktir Et; şarkı okumak, meditasyon yapmak, sandalet giymek ya da tütün yemek gibi eylemler gerektirmeyen ruhani bir yoldur. Modern zamanın küfürlü söylenişiyle, S*ktir Et, Batılıları şöyle bir sarsıp kendilerine getirecek, anlam dolu hayatlarımıza egemen olan stresi ve gerginliği ortadan kaldıracaktır. Bu yüzden, bütün sorunlarınıza ve meselelerinize S*ktir Et demenin bir yolunu bulun. Hayatınızda yapmanız gerekenlere S*ktir Et deyin ve sonunda başkaları ne düşünürse düşünsün, neyi yapmak istiyorsanız onu yapın.”

Biraz fikriniz olsun diye de kitaptan notlarımı paylaşmak istedim;

Ne zaman birşeyler çok önemliyse, ne zaman kendini gergin, endişeli ve korkmuş hissediyorsanız, sadece  Siktir Et deyin, iç çekin ve nefes verin. İlaç gibi hemen iyileştirir sizi.
Fakat Siktir Et Nefes Alışı’ nı da unutmayalım. Siktir Et Nefes Verişi boş verme, rahatlma  ve birşeylere hayr deme ile alakalı ilen, Siktir Et Nefes Alışı  enerjiyi ve gücü içine çekme ve birşeylere evet demekle ilgilidir.
 
Diyet kitapları tamamen saçmalıktır, Ağaçların boşu boşuna tüketimidir. Bu yüzden bütün diyet kitaplarını çöp tenekelerine atın ve bir ağaç dikin. Aslında bir meyve ağacı dikip meyvelerini yiyebilirsiniz. Hem kilo vermiş olursunuz hem de dünyaya bir katkınız olur.
 
Kendini nasılsan öyle kabul etmenin etkileyici yan etkisi vardır: başka insanları da olduğu gibi kabul etmeye başlarsınız. Belki hemen gerçekleşmez ama zaman ilerledikçe etkisini gösterecektir. Çok basit bir nedenden ötürü gerçekleşir: ne zaman başkalarını yargılarsan, bu yargılama kendini tamamen kabul etmeyişten gelir.
 
Çocuk sahibi olmak en büyük Bakış Açısı Makinesidir. Daha önce sizin için önemli olan şeyler, umursadığınız şeyler, dizlerinin üstüne çöker, ayaklarını sürüye sürüye özür dileyerek kapıdan çıkar ve yeni gelen üstün anlamlara saygı gösterir.
 
Hadi, daha az kontrol etmeyi bir  deneyin. Çocuğunuza bir şey yapmamasını söylemek ya da onu durdurmak üzereyseniz, sadece kendinizi tutun ve bu sefer işe karışmadan beklemenin ve karışmadığınızda ne olacağını görmenin işe yarayıp yaramayacağını bir sınayın.
 
Çocukları hayatı kontrol edebileceğiniz kadar kontrol edebilirsiniz. Yani, çok zor.
 
Başkalarının sizin hakkınızda ne düşündüğünü önemseyince, herşeyi kişisel olarak algılamaya başlarsınız.